Kocaeli Haberleri Kocaeli Son Dakika

Kocaeli'nin Nabzını Tutan Site Kocaeliparaf.com'a Hoşgeldiniz. Kocaeli'in Güçlü Sesi, Kocaeli Haber, Kocaeli Haberleri, Kocaeli Yerel Haberleri

Kocaeli Paraf Haber Sitesi

Kemalpaşa Mh. Cumhuriyet Cd. Petan İşhanı Kat: 5 No:30 İzmit, Kocaeli
sennuruzan@gmail.com

Yaşlık’tan Sözleşmeli Açıklaması: Terör Ancak Eğitimle Biter

EBS 1 Nolu Şube Başkanı Şahin Yaşlık, sözleşmeli öğretmen uygulamasınıniş barışına zarar verdiğini belirterek “Okulda olması gereken çocukları dağda görmek istemiyorsak eğitim…

Yaşlık’tan Sözleşmeli Açıklaması: Terör Ancak Eğitimle Biter

EBS 1 Nolu Şube Başkanı Şahin Yaşlık, sözleşmeli öğretmen uygulamasınıniş barışına zarar verdiğini belirterek “Okulda olması gereken çocukları dağda görmek istemiyorsak eğitimde teşvik sistemine geçmek zorundayız” dedi

Eğitim Bir Sen 1 Nolu Şube Başkanı Şahin Yaşlık, 2011 yılından bu yana uygulanan sözleşmeli öğretmenlerle ilgili açıklama yaptı. Uygulamanın Türkiye’nin bir ayıbı olduğuna dikkat çeken Yaşlık, sözleşmeli öğretmenlerin kadrolu öğretmenlerin yararlandığı hiçbir haktan yararlanamadıklarını ifade etti. Yaşlık, yetkililerin sözleşmeli öğretmen uygulamasına tamamen son vererek sözleşmeli öğretmenlerin kadroya alınması gerektiğini belirtti.

‘SÖZLEŞMELİ AİLE HASRETİ ÇEKİYOR’

Sözleşmeli öğretmenliğin bir an önce sonlandırılması gerektiğini ifade eden Eğitim Bir Sen 1 Nolu Şube Başkanı Şahin Yaşlık, “Bir öğretmen düşünün ki diğer çalışanlar mesai bitiminde evine, ailesine giderken o, aile hasreti kokan soğuk dört duvar içine doğru yürümektedir. Herkes aklıyla bedeniyle kendisini işine verip coşkuyla çalışırken o, bedeniyle sınıfta, aklıyla uzak düşmüş yuvasındadır. İşte o, sözleşmeli öğretmendir ve tasavvurun ötesinde acı bir Türkiye gerçeğidir. Geleceğin nesillerini yetiştirmenin övüncünü yaşamak isteyen kamu görevlisini ailesinden ayrı, çocuklarına hasret bırakan sözleşmeli öğretmenlik uygulamasının mağduriyetlerine ‘dur’ diyoruz” dedi.

‘AYRIMI KABUL EDEMEYİZ’

Kamu hizmetlerinde kalite, süreklilik, kapsayıcılık ve güvenlik kadar, kamu görevlilerinin istihdam şekli, çalışma şartları, mali, sosyal ve özlük haklarının da önemli olduğunu dikkat çeken Yaşlık, “Anayasanın, ‘Asli ve sürekli nitelikteki kamu hizmetlerinin kamu görevlileri eliyle yürütülmesi’ gerektiğine ilişkin hükmü ortadayken ve aynı unvanda kadrolu statüde istihdam olmasına rağmen, eğitim-öğretim hizmetinde sözleşmeli öğretmen çalıştırılmasını kabul etmemiz mümkün değildir. Sözleşmeli öğretmen istihdamı, gerek sözleşmeli eğitimciler gerek istihdamı gerçekleştiren kurumlar gerekse farklı statüdeki personelden aynı kamu hizmetini alan öğrenci ve ebeveynler açısından ciddi sorun oluşturmaktadır” dedi.

‘VERİMLİLİK DÜŞMÜŞTÜ’

Sözlerini sürdüren Yaşlık, “Sözleşmeli öğretmenlik, kabul edilmiş hatanın tekrarı, geçmiş sıkıntıları unutmanın, aynı kısır döngüyü yeniden kurup birçok değeri heba etmenin adıdır. Türkiye, 2005-2011 tarihleri arasında sözleşmeli öğretmen istihdamı deneyimini yaşamıştır. Bu tarihler arasında 70 bin civarında sözleşmeli öğretmen istihdam edilmiştir. Ancak, kurum içi çalışma barışının bozulması, öğretmenlerin verimliliğinin düşmesi, Millî Eğitim Bakanlığı’na ve eğitim politikalarına olan güvenin azalması, sözleşmeli ile kadrolular arasındaki farklılıklardan doğan dava yükü ve hukuki karmaşa gibi sebeplerden dolayı eğitim-öğretim faaliyeti olumsuz etkilenmiş, 2011 yılında sözleşmeli öğretmenliğe son verilmiştir” dedi.

‘NEDEN ISRAR EDİLİYOR?’

Yetkililerin sözleşmeli öğretmenliğin tekrar uygulamaya alınmasındaki ısrarın nedenini açıklamalarını isteyen Yaşlık, “e son veren Kanun Hükmünde Kararname’nin gerekçesinde yer alan ‘Sözleşmeli personel istihdamının; kamu hizmetlerinin etkili, verimli ve hızlı bir şekilde yürütülmesini sağlamadığı; uluslararası hukuka ve anayasaya aykırı bir şekilde, kamu personeli arasında mali ve sosyal haklar ile diğer haklar arasında farklılığa, eşitsizliğe, adaletsizliğe sebep olduğu’ şeklindeki tespitler bugün için de geçerlidir. Peki, aradan geçen zaman zarfında ne değişti de bugün sözleşmeli öğretmenlik dayatmasında ısrar ediliyor? Kimse bunun cevabını kamuoyuna ve eğitimcilere veremiyor ama bu sorun can yakmaya, mağdur etmeye devam ediyor” diye konuştu.

‘HİÇBİR HAKTAN FAYDALANAMIYOR’

Aynı vazifeyi yapan kamu görevlileri arasındaki hak ve ücretlerdeki eşitsizliğe de vurgu yapan Yaşlık, “Aynı sınıfta aynı dersi anlatan öğretmenler arasında ayrımcılık olmaz, olmamalıdır. Aksi hâlde çalışma barışı yara alır, iş verimi azalır. Anayasanın eşitlik ilkesi çiğnenir. Aynı işi yapan kadrolularla sözleşmeliler arasında fiili bir hiyerarşi üretilir. Sözleşmeli öğretmenlerimiz iş güvencesi, sosyal güvence statüsü, vergi dilimi, net ek ders ücreti, kademe-derece ilerlemesi, görevde yükselme, unvan değişikliği, yurt dışı eğitim ve görevlendirme, mazerete ve isteğe bağlı yer değişikliği, harcırah, dil tazminatı, norm kadro fazlalığına dayalı süreçler, net hazırlık ödeneği gibi, aynı okulda, aynı sınıfta, aynı işi yaptığı kadrolu öğretmenlere sağlanan haklardan faydalanamamaktadır” şeklinde konuştu.

‘TERÖR BİTERSE ÜLKE KALKINIR’

“Kamu istihdam politikalarına yön verenler, nitelikli kamu hizmetinin ancak iş ve iç huzuruna kavuşmuş, anayasal hakları tesis edilmiş kamu personeli eliyle yürütülebileceğini görmelidir” diyen Yaşlık sözlerini şöyle sürdürdü: “Eğitimdeki başarı, terörle mücadelede de en etkili yöntemdir. Okulda olması gereken çocukları dağda görmek istemiyorsak eğitimde teşvik sistemine geçmek zorundayız. Terör ancak eğitimle biter. Terör biterse kalkınma olur. Genç işsizliği azalır. O hâlde, ucuz işçilikten farksız ücretli öğretmenlik ayıbına dur denilmelidir. Aileleri bölen öğretmenin zihnini ailevi sorunlarla meşgul eden aynı işi yapanlar arasında sosyal hiyerarşi üreten hak ve ücretlerde haksızlıklara fırsat veren sözleşmeli öğretmenlik uygulamasına son verilmelidir.”

‘TAMAMEN TERK EDİLMELİ’

Personel sisteminde devrim yapılması gerektiğini kaydeden Yaşlık, “İş güvencesi için, eşit işe eşit ücret için, çalışma barışı için, emekte performans, hizmette yüksek kalite için bütün kamu sistemi kadrolu istihdamda birleştirilmeli, adaletsizlikler bitirilmelidir. Sözleşmeli öğretmenlik bütünüyle terk edilmeli, mevcut sözleşmeli öğretmenler ivedilikle kadroya geçirilmelidir. Eğitim-Bir-Sen olarak diyoruz ki Türkiye’nin gücü ve tarihi birikimi sahip olduğu inanç ve medeniyeti insan, insan onuru, aile ve emek konusundaki güçlü hassasiyeti, güvencesiz istihdamı kamuda terk etmeyi aile kurumunu muhafaza etmeyi zorunlu ve mümkün kılmaktadır” diyerek konuşmasını tamamladı.

Bu Haberi Beğendin Mi?
0 kişiden 0 kişi beğendi

Sen de yorumunu yaz!

E-posta adresin gizli kalacaktır. Lütfen tüm zorunlu alanları doldurun *