Kuş Lokumu !
Seçimlere neredeyse 30 gün kaldıAllah'tan seçim tantanası var da konuşaçak bir konumuz oluyor. Yoksa toplum olarak ortak neyimiz kaldı ki. Akşam aile olarak evde bir araya geldiğinizde ne yapıyorsunuz?Durun ben söyleyeyim.
Şennur Yıldız
Köşe Yazarı
Seçimlere neredeyse 30 gün kaldı
Allah'tan seçim tantanası var da konuşaçak bir konumuz oluyor.
Yoksa toplum olarak ortak neyimiz kaldı ki ...
Akşam aile olarak evde bir araya geldiğinizde ne yapıyorsunuz?
Durun ben söyleyeyim.
Herkesin elinde bir akıllı cep telefonu...
Tik Tok, WhatsApp, Intagram, Facbook, YouTube kim nerede ne yapmış tıklayıp duruyoruz.
Ya da televizyonun karşısına geçip abuk subuk her şeyi meşrulaştıran dizilere takılıyoruz…
Dahası beynimizi gece gündüz şoklayan dedektifçilik yapan programlar…
Konuşamayan sohbet edemeyen paylaşmayı unutan insanlar topluluğu olmamıza az kaldı.
***
Son zamanlarda gittiğim her evde, işyerinde bir süre sonra söz sohbet dolanıp eğer spor yoksa,
Ya geçim ya hayat pahalığı ya da yaklaşan yerel seçimlere oluyor…
Artık seçmen de siyaset yapmayı öğrenmiş!...
Hafta sonu bir yakınımın rahatsızlığı sebebiyle İstanbul'a gittim...
Keşmekeş olan trafik ve iç içe girmiş taş yığını binalardan korkmadım desem yalan olur.
Adeta gökten insan ve konut yağmış.
Allah korusun olası bir depremde İstanbul'un hali ne olur?
Kentsel dönüşüm sebebiyle çevrede yıkılmış, yeni yapılmaya başlayan ev, konut ve site çokça gördüm...
Görülen o ki İstanbul'u bir deprem paniği sarmış...
Dikkatimi çeken gecekondu binalar dururken yüksek katlı 40 - 50 yıllık lüks konutlar yıkılıyor.
Nasıl olur bilmiyorum İstanbul'da kentsel dönüşüm çok zor olacağa benziyor.
Bu kadar bina kentsel dönüşüm kapsamına nasıl alınır?
Bu binaların içinde yaşayan insanlar nereye nasıl aktarılır?
Ve daha da önemlisi ülke bütçesi buna yeterli gelir mi?
Kaç yıl sürer doğrusu bunları düşününce bile insan yoruluyor.
***
Neyse konuyu çok uzatmayayım...
Hasta ziyareti kalabalık, ne mutlu ki eski topraklar gelen giden bitmiyor.
Sohbet sohbeti açarken tabiki konu döndü dolaştı yine siyasete yerel seçimlere bağlandı...
Herkes bir şeyler söylüyor...
Konu oy kullanmaya Ekram İmamoğlu ve Murat Kurum'un adaylığına gelince sohbet komediye dönüştü.
Evin hanımı boş verin siz kuş lokumu yiyin dedi.
Rengârenk kokulu kuş lokumu da oldukça lezzetliydi...
Birkaç tane yemeden edemedim.
Bu hayat pahalılığında paraya kıyıp ne güzel kuş lokumu almışsınız dedim.
Evin hanımı esprilidir...
Hayatın çilekeşliğini gırgıra vurmuş...
Yoook ben almadım...
Belediye başkan adayları ve meclis üyelerimiz sağ olsun.
31 Mart sabahına kadar ne kuş Lokumumuz ne de kahvemiz eksik olur.
Nasıl yani dedim...
Allah'a şükür seçimlere kadar ağzımızın tadı kaçmaz...
Gün içinde kapımızı çalmayan kalmıyor.
Her gün bir aday eli dolu dolu geliyor.
Öyle bir poşette vermiyorlar birkaç poşet verip gidiyorlar.
Bekliyoruz...
Yakındır Ekrem İmamoğlu ile Murat Kurum da poşetlerle gelir.
Afiyetle kuş lokumu ve çaylarımızı yudumladık.
Sohbet iyice koyulaştı...
***
Siyasetçiler sağ olsun evlere şenlik getirmiş.
Herkes aday adaylarıyla yaşadıkları anılarını anlatmaya başladı.
Konu konuyu açınca bir başka seçmen de...
Hafta sonu pazara gittim..
Her şey ateş pahası, elimi neye atsam cebimdeki paraya bakıp vazgeçiyorum.
Önceliğimi temel ihtiyaçlara odakladım.
Bir baktım karşıdan kalabalık bir grup geliyor.
Merak ettim yaklaştım.
Bir de ne göreyim bizim ilçenin belediye başkanı.
Başkan hayırdır sen buralar.
***
Hemen elime broşür bir poşet tutuşturdular.
Başkanım tezgahları görmüyor musunuz?
Herşey ateş pahası, bakıp bakıp alamadan gidiyoruz .
Ne olacak bizim bu halimiz?
Evde hasta annem ve iki engelli çocuğum var.
Devlet, vefat eden eşimden maaş alıyorum diye yardımı da kesti.
Tabii ortam kalabalık pazar yeri ana baba günü.
Hemen yakışıklı bir beyefendi yanıma yaklaştı, elimi tuttu beni kenara çekti...
Tamam abla üzülme biz seçimden sonra ne gerekiyorsa yapacağız dedi.
Sen yeter ki! Bize destek ver.
Elime bir şey sıkıştırdı...
Ve sonra ayrıldı.
***
Eee sonra ne oldu dedim.
Ne olacak dedi.
Elimi bir açtım 650 TL para sıkıştırmışlar.
Allah bereket versin dedim ve çocuklarımın hasta annemin haftalık pazarlığını yapıp kalan 50 TL ile evime döndüm.
Kuş lokumu vermediler mi dedim.
Vermezler mi?
Poşet dolu kuş lokumu kahve…
Seçime kadar kuş kolumu yeriz yemesine de seçimden sonra yediğimiz hangi kuş olur bilemiyorum dedi.
Peki dedim kime oy vereceksin?
Gelen yanıt geçikmedi...
Başını salla gönder gitsin.
Siyasetçilerden öğrendik gönül almayıda, yalan söylemeyide...
Sandığa gitmeyeceğim oy da kullanmayacağım diyerek mırıldandı.
Yani görülen o ki!
Seçmen kırgın ve kızgın...
31 Mart sabahına kadar vatandaşı kuş lokumu ile kandırdı kandırdılar...
Yoksa seçmenin 1 Nisan'da güzel bir şakası var...
Sağlıklı ve güzel bir hafta geçirmeniz dileğiyle...
Bu Haberi Beğendin Mi?
2 kişiden 2 kişi beğendiSen de yorumunu yaz!
E-posta adresin gizli kalacaktır. Lütfen tüm zorunlu alanları doldurun *Haftanın Özeti
Son dakika haberleri, resimler, videolar ve özel röportajlar




