Kamu Sen, Sözleşmeden Umutlu
Türkiye Kamu Sen Memur Sen ile bu yıl toplu sözleşme görüşmelerinde yan yana olacak. İl Temsilcisi Orhan Kütük, pazartesi başlayacak olan görüşmelerin memurları önemli oranda…
Türkiye Kamu Sen Memur Sen ile bu yıl toplu sözleşme görüşmelerinde yan yana olacak. İl Temsilcisi Orhan Kütük, pazartesi başlayacak olan görüşmelerin memurları önemli oranda rahatlatmasını istiyor
Türkiye Kamu-Sen Kocaeli İl Temsilcisi Orhan Kütük, 6. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerine yönelik taleplerinin yer aldığı basın açıklaması yaptı. toplu sözleşme masasında Memur Sen ile yan yana yer alacak olan Kamu Sen, iki sendikanın ortak taleplerini dile getirdi. Bu yıl 2 Ağustos’ta başlayıp 22 Ağustos’a sonlandırılacak toplu sözleşme görüşmeleri öncesinde taleplerini sıralayan Kütük, memurların taleplerinin kabul edildiği bir süreç dilediğini ifade etti.
‘5 DÖNEM HAYAL KIRIKLIĞI YAŞADIK’
Kamu görevlilerinin ve emeklilerinin 2022 ve 2023 yıllarında alacakları maaş zamlarının, sosyal ve özlük haklarının belirleneceği 6. Dönem Toplu Sözleşme Görüşmelerinin 2 Ağustos Pazartesi günü başlayacağını belirten Kütük, “Hepimizin bildiği gibi bundan önce gerçekleştirilen 5 toplu sözleşme süreci, kamu görevlilerinin ve emeklilerimizin mali ve özlük haklarına yeterli katkıyı sağlayamamış adeta bir hayal kırıklığı yaratmıştır. Gerek toplu sözleşme süresinin verimli kullanılamaması gerekse talepler üzerinde yeterli pazarlık yapılamaması nedeniyle toplu sözleşme görüşmeleri bir kör düğüme dönüşmüş; sorunlara çözüm üretme mekanizması olmak yerine yalnızca sorunların dile getirildiği ama hiçbir önerinin tartışılmadığı bir mecra halini almıştır” dedi.
‘AYLARDIR MAAŞINI ALAMAYAN VAR’
Kütük, “Birçok kamu kurum ve kuruluşunun özellikle taşra teşkilatlarında, elverişsiz çalışma ortamlarında, yetersiz araç gereç ve kısıtlı kaynaklarla, görevini en iyi şekilde yerine getirmek için canını dişine takıp çalışan memurlar adeta unutulmuş durumdadır. Bu durumdaki birçok memurumuzun sorunu ekonomik olmanın da ötesinde, insanlık dramı boyutuna ulaşmıştır. Yerel yönetimlerde bırakın maaş zammını aylardır maaşını alamayan sigorta primleri yatmayan kamu görevlilerimiz bulunmaktadır. Biz toplu sözleşme görüşmelerini, kamu görevlilerinin ve emeklilerinin kangrene dönüşmüş bulunan sorunlarının çözülebileceği tek yer olarak görüyoruz. Bu bakımdan toplu sözleşmeden sonuç almak için öncelikle sistemin revize edilmesi gerektiğine inanıyoruz” diye konuştu.
‘ÜCRET ADALETİ YOK OLUYOR’
Sözlerini sürdüren Kütük, “4688 sayılı Kanunun eksik ve yanlış hükümleri; toplu sözleşme görüşmelerini yalnızca mali ve sosyal haklarla sınırlayarak memurlarımızın yer değiştirme, atama, yükselme, disiplin, unvan değişikliği gibi sorunlarını yok saymakta; memur meselelerini adeta masadan kaçırmaktadır. Türkiye Kamu-Sen olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da en önemli talebimiz, kamu görevlilerinin hakkı olan toplu sözleşmenin, grev ve siyasete katılma ile birlikte kullanılabilmesi ve gerçek anlamda eşit temsile dayanan ILO normlarına uygun bir toplu sözleşme sistemine geçilmesi yönündedir. 4688 sayılı Kanunun 32. maddesi ile yerel yönetimlerde çalışanlar için getirilen sosyal denge sözleşmelerinin yerel yöneticilerin keyfiyetine bırakılması neticesinde bazı belediyeler sosyal denge sözleşmesi imzalarken bazıları imzalamamakta farklı belediyelerde imzalanan sözleşmelerin tutarları da farklı olduğu için kamudaki ücret adaleti yok olmaktadır” dedi.
‘TÜM MEMURLAR FAYDALANMALI’
“Sosyal denge sözleşmelerinin zorunlu hale getirilmesi ve gerçekleştirilecek hizmet kolu toplu sözleşmeleri ile tüm memurların sosyal denge sözleşmesinden faydalanması sağlanmalıdır” diyen Kütük sözlerini şöyle sürdürdü: “Mevcut düzende toplu sözleşmeyi imzalamaya veya Kamu Görevlileri Hakem Kurulu’na başvurmaya yetkili yegâne merci çalışanlar adına Kamu Görevlileri Sendikaları Heyet Başkanı olarak belirlenmiştir. Bu hükmün, sendikal örgütlenme ve toplu pazarlık hakkına nasıl bir darbe vurduğu geçtiğimiz toplu sözleşme dönemlerinde açıkça görülmüş, memur ve emekliler bir tek kişinin keyfi kararı nedeniyle büyük zarara uğratılmıştır. 4688 sayılı Kanuna göre gerek genel gerekse hizmet kolu toplu sözleşmeleri, sendikalı sendikasız bütün kamu görevlilerini etkileyen bir hukuki metindir.”
‘KURUL HÜKÜMETTEN BAĞIMSIZ OLMALI’
Kamu görevlilerinin tamamını temsil etmeyen bir konfederasyona bütün kamu görevlileri ve emekliler adına bağlayıcı karar alma yetkisinin verilmesinin toplu pazarlık görüşmelerinin mantığına ve demokratik ilkelere aykırı olduğunu söyleyen Kütük, “Kanuna göre bir sendikaya üye olan kamu görevlileri hakkında toplu sözleşme yapma yetkisi, bir başka sendikaya devredilmektedir ki böyle bir durum ne örgütlenme özgürlüğü ne de kişilerin tercih haklarına saygı sınırları içinde değerlendirilemez. Kaldı ki Kanun toplu sözleşmeyi bağıtlama hakkı elinden alınan sendika ve konfederasyonlara Kamu Görevlileri Hakem Kurulu’na başvuru hakkı da tanımamaktadır. Böyle bir uygulamanın uluslararası sözleşmelere aykırı olduğu açıktır. Bu amaçla; masada bulunan her bir konfederasyonun Kamu Görevlileri Hakem Kurulu’na başvurabilmesini sağlayacak bir düzenleme yapılmalı, Kurul, Hükümetten bağımsız karar verebilecek bir şekilde yeniden düzenlenmelidir” dedi.
‘VATANDAŞ KADERİYLE BAŞ BAŞA BIRAKILMAZ’
Kütük, “Çalışanlara, masa başında hazırlanan enflasyon hedefi doğrultusunda ücret artışı yapıldıktan sonra çalışanların ve vatandaşların çarşıda, pazarda karşı karşıya kaldığı gerçek enflasyon karşısında kaderiyle baş başa bırakılması kabul edilemez. Yıllardır, vatandaşlarımızın zorunlu olarak tükettiği mal ve hizmet fiyatlarındaki artışlar, memur maaşları için temel kabul edilen enflasyon oranının üzerinde gerçekleşmektedir. Bu nedenle kamu çalışanlarının ücretleri mal ve hizmet fiyatlarında yaşanan artışlar karşısında her yıl erimektedir. Geçtiğimiz dönemde alınan Hakem Kurulu Kararı gereği 2020 yılının ilk ve ikinci altı aylık dönemleri için yüzde 4’er olmak üzere kümülatif yüzde 8,16; 2021 yılının her iki altı aylık dönemi için yüzde 3’er olmak üzere kümülatif yüzde 6,1 artış yapıldı” şeklinde konuştu.
‘ARTIŞLAR HEP ENFLASYONUN ALTINDA’
Kütük, “Orta vadeli mali planlara bakıldığında toplu sözleşme sistemine geçildiği 2012 yılından beri hedeflenen enflasyonun yüzde 5 olduğu ancak bu hedefe hiçbir yılsonunda ulaşılamadığı görülmektedir. Buna karşın memur ve emekli maaşlarına yapılacak artışlarda hep hedeflenen enflasyon temel alınmıştır. Bugüne kadar gerçekleştirilen toplu sözleşme görüşmelerinde enflasyon farkı hariç maaşlara yapılması kararlaştırılan artışlar gerçekleşen enflasyonun sürekli altında kalmıştır. Özellikle COVID-19 salgının da etkisiyle 2020 yılından itibaren ekonomik göstergelerin biraz daha bozulduğu görülmektedir. Buna bağlı olarak geçtiğimiz yıl TÜFE yüzde 14,60 olmuş, 2021 yılı haziran ayı itibarı ile de yıllık resmi enflasyon yüzde 17,53’e kadar yükselmiştir” ifadelerini kullandı.
‘ADİL GELİR DAĞILIMI İSTİYORUZ’
Maaşlardaki erimeleri de aktaran Kütük, “2019 yılında 706,7 dolar olan ortalama memur maaşı 2020 sonunda 570,4 dolara düştü; memur maaşı bir senede aylık 136,3 dolar eridi. 2002 yılında ortalama memur maaşıyla 22,1 çeyrek altın alınabilirken bu rakam bugün 6’ya geriledi. Sadece 2020-2021 Haziran ayları itibarı ile 4 kişilik ailenin zorunlu harcamaları tam 1262 lira artarken ortalama memur maaşındaki artış enflasyon farkı ve temmuz ayı zammı da dahil aylık ortalama 734,37 lirada kaldı. Yani harcamalar 1262 lira, gelir ise 734 lira arttı; aile bütçesi son bir yılda 527,67 lira ile 709,90 lira arasında değişen rakamlarda açık verdi. Maaşlar ortalama yüzde 10,12 eridi. Durum böyle iken belli kesimlere sürekli vergi indirimleri, aflar, teşvikler getiriliyor ama bütün yük adaletsiz vergiler yoluyla bizlerin üstüne yıkılıyor. İşte bu yüzden ülkemizin kaynaklarını adilce paylaşalım diyoruz, adil bir gelir dağılımı istiyoruz. Amacımız kamu çalışanlarını ve emeklileri insanca yaşayabileceği bir ücrete kavuşturmaktır” dedi.
MEMUR SEN İLE ETKİLİ BİR SÜRECE HAZIRIZ
“Taleplerimiz gerçeklerden yola çıkılarak geçerli temellere dayanan son derece makul ve karşılanabilir bir şekilde hazırlanmıştır” diyen Kütük açıklamasına şöyle devam etti: “Ekonomik tercihlerin çalışandan yana kullanılması ve siyasetçilerin taktığı pembe gözlükleri çıkarması halinde tüm taleplerimizin karşılanacağından eminiz. Her ne kadar sendikacılık anlayışımız ve yöntemlerimiz farklı olsa da belirlediğimiz ortak talepler etrafında bir araya geldiğimiz Memur-Sen’le bu taleplerimizin gerçekleşmesi için etkili bir toplu sözleşme süreci yürütmeye hazırız. Türkiye Kamu-Sen, bütün birikimi, tecrübesi ve gücüyle toplu sözleşme masasında yerini alacaktır. Ekonomik tercihler, vatandaşlarımızı mutlu etme ve geliri adil paylaşma yönünde kullanılırsa kamu görevlilerinin yüzü bir nebze olsun gülecek ve kayıpları karşılanacaktır.”
‘RAHATLATCAK SONUÇLAR İSTİYORUZ’
Kütük son olarak “Taleplerimizin karşılanması yalnızca kamu çalışanlarını değil, piyasaların canlanmasını sağlayarak çarkların dönmesi sonucunda tüm vatandaşlarımızı ve ekonomimizi rahatlatacak bir sonuç doğuracaktır. Memurların ve emeklilerin haklarının hilafına alınacak her türlü kararda, bu yöndeki her türlü girişimde muhataplar karşılarında Türkiye Kamu-Sen’i bulacaktır. Kamu çalışanlarının haklarının korunması ve ilerletilmesi bizim asli görevimizdir. Bu uğurda değil elimizi, gövdemizi de taşın altına koymaya hazır olduğumuzun bilinmesini istiyor; tüm kamu çalışanlarının beklentilerine cevap vermesi umuduyla 6. Dönem Toplu Pazarlık sürecinin hayırlara vesile olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı.
İKİ SENDİKANIN ORTAK TALEPLERİ
• Konfederasyon olarak öncelikli talebimiz, 657 sayılı Kanunun 4. maddesinin “B” fıkrası uyarınca çalıştırılan sözleşmeli personel ile vekil ebe, hemşire, imam, aile sağlığı merkezlerinde görev yapan kamu dışı sağlık personeli ve usta öğreticilerin memur kadrolarına geçirilmesidir.
• Kamuda sözleşmeli ve geçici personel çalıştırılması uygulamasına son verilmeli, idari hizmet sözleşmeli personelin hukuki statüleri belirlenmeli,
• Üniversite mezunu işçilerin de talepleri halinde memur kadrolarına atanmaları sağlanarak kamuda istikrarlı ve sürdürülebilir bir istihdam rejimi oluşturulmalıdır.
• Geçtiğimiz dönemde ortaya çıkan kayıplarımıza mahsuben taban aylığa seyyanen net 600 TL telafi artışı istiyoruz.
Taban aylığa yapılmasını istediğimiz net 600 TL artıştan sonra 2022 ve 2023 yıllarına ilişkin taleplerimizi ise şu şekilde ifade edebiliriz:
• Kamu görevlilerine ve emeklilere 2022 yılının tamamı için ocak ayından itibaren %21 zam ve ayrıca %3 refah payı artışı istiyoruz.
• 2023 yılı için ise ocak ayından geçerli olmak üzere tüm kamu görevlilerinin ve emeklilerinin maaşlarına %17 zam ve yine Ocak 2023’ten geçerli olmak üzere %3 refah payı talep ediyoruz.
• Enflasyon farkının ise TÜFE’nin maaşlara yapılan oransal artışların üzerine çıktığı aydan itibaren ödenmesini istiyoruz.
Temel mali taleplerimiz;
• 2022 yılının tamamı için refah payı dahil kümülatif %24,6 artış ve ocak ayından geçerli olacak şekilde taban aylığa seyyanen 600 TL net zam olmak üzere en düşük memur maaşına toplam %43,71; ortalama memur maaşına toplam %38,98;
• 2023 yılının tamamında ise refah payı dahil tüm maaşlara %20,51 zam olarak özetlenebilir.
Mali taleplerimizin karşılanması durumunda;
• Bugün 3.918 lira düzeyinde olan 15’in 1’indeki en düşük dereceli memur maaşı 2022 yılında 5.632 liraya; 2023 yılında 6.787 liraya;
• 5.212 lira düzeyinde olan ortalama memur maaşı ise 2022’de 7.244 liraya; 2023’te de 8.730 liraya çıkacaktır.
• Önümüzdeki yıl için en düşük memur maaşına 1.713 lira, ortalama memur maaşları için ise 2.031 lira zam istiyoruz.
• COVID-19 salgını sürecinde görev yapan memurların bu süreleri fiili hizmet süresi zammı olarak kabul edilsin ve bu sürelerde esnek çalışma şartlarından faydalanamayan memurlara telafi ücreti verilsin diyoruz.
• COVID-19’un illiyet bağı aranmaksızın meslek hastalığı olarak kabul edilmesini, bu nedenle hayatını kaybeden başta sağlık çalışanları olmak üzere kamu görevlilerinin şehit statüsünde değerlendirilmesini istiyoruz.
• Verilen sözlere uygun olarak bütün kamu görevlilerini kapsayacak ve tüm beklentileri karşılayacak bir ek gösterge düzenlemesine ihtiyaç vardır, bu konudaki adaletsizlikler giderilsin, Yardımcı Hizmetler Sınıfında görev yapan personele de ek gösterge verilsin diyoruz.
• Ortalama memur maaşının yıllık toplam tutarı dikkate alınarak gelir vergisi tarifesine yeni düzenleme getirilsin, kamu görevlilerinin yaşadığı vergi adaletsizliği son bulsun diyoruz.
• Yılda iki kez dini bayramlar öncesinde tüm kamu görevlilerine “Bayram İkramiyesi” ödenmesini istiyoruz.
• Memur maaşını oluşturan bütün kalemler ile ek ödeme, döner sermaye, ek ders, fazla mesai, ikramiye gibi tüm ödemelerin emekli keseneğine dâhil edilerek, emekli olacak memurların yaşadığı mağduriyetlerin giderilmesini talep ediyoruz.
• Yardımcı Hizmetler sınıfındaki personelin bir defaya mahsus olarak Genel İdare Hizmetleri Sınıfına geçirilmesini; Genel İdare Hizmetleri ve Yardımcı Hizmetler Sınıfında çalışan memurlara eğitim durumlarına göre yükselebilecekleri derecelerin kadrosunun verilmesini talep ediyoruz.
• Aile kutsaldır. Aile birliği sağlansın, eş durumu, sağlık ve öğrenim özrü önündeki engeller kaldırılsın istiyoruz.
• Görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavlarının boş kadro bulunması durumunda derhal yapılmasını zorunlu kılacak mevzuat değişikliği talep ediyoruz.
• Görevde yükselmelerde ve ilk atamalarda her türlü istismara açık olan sözlü sınav uygulamasının kaldırılmasını, bu tür atamaların objektif bir şekilde gerçekleştirilecek yazılı sınavlar aracılığıyla yapılmasını istiyoruz.
• Özel hizmet tazminatında yaşanan adaletsizliklerin giderilmesi, özel hizmet tazminat oranlarının unvan bazında eşitlenerek tüm memurlar için yükseltilmesi, çalışma barışına katkı sağlayacaktır diyoruz.
• Ek ödeme sorunları çözülsün,
• Şefler, müdürler ve şube müdürlerinin özlük hakları hakkaniyete uygun bir şekilde yeniden düzenlensin,
• Kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapan uzmanlar arasında oluşturulan kariyer uzmanlığı- normal uzmanlık, merkez-taşra uzmanları gibi farklılıklar giderilsin, aynı unvanlı personelin özlük hakları eşitlensin,
• Zorunlu rotasyon uygulamasına son verilsin, kalkınmada öncelikli yörelerde çalışan personel için mahrumiyet yeri ödeneği gibi teşvikler getirilsin diyoruz.
• Fazla mesailerin insan haklarına dahi aykırı bir şekilde ücretlendirilmesine karşı çıkıyor, fazla mesai ücretinin çalışanın normal çalışması karşılığında aldığı saat başı ücretten az olmayacak şekilde artırılmasını istiyoruz.
• Başta aile yardımı ve çocuk parası olmak üzere tüm sosyal yardım ve ödemelerin yükseltilmesini; tüm kamu görevlilerine giyim, kira, evlenme, ulaşım, doğum, ölüm ve eğitim yardımı ödenmesini, sosyal devlet ilkesinin gerçek anlamda hayata geçirilmesini talep ediyoruz.
• Ek ders ve nöbet ücretleri artırılmalı, kamu kurum ve kuruluşlarında fiilen öğretmenlik yapan personele ek ders ücreti, nöbet tutan öğretmen, sağlık personeli gibi tüm personele nöbet ücreti verilmelidir diyoruz.
• Geçtiğimiz dönemlerde karar altına alınan konular ilerletilerek sürdürülsün istiyoruz.
• 399 sayılı KHK’ya tabi olarak çalışan personelin ek ödeme, kurum değişikliği, nakil, vergi adaletsizliği gibi sorunlarının çözülmesi,
• Askeri işyerleri ile Emniyet teşkilatında çalışan sivil memurlar ile koruma ve güvenlik personelinin sorunlarının çözülmesi,
• Tüm kamu görevlilerinin işçilerde olduğu gibi yemeklerden ücretsiz yararlanması ve yemek hizmeti sunulmayan işyerlerinde yemek ücretinin nakit olarak ödenmesi,
• Vatani görevini yapmak üzere ya da doğum yapması nedeniyle ücretsiz izne ayrılan kamu görevlilerinin sosyal güvenlik primlerinin kurumları tarafından yatırılmaya devam etmesi, söz konusu personele izinleri süresince maaşlarının belli oranında destek ödemesi yapılması,
• Bayramlarda ve hafta sonlarında tatil yapamayan kamu çalışanlarının çalışma şartlarının yeniden gözden geçirilmesi,
• Fiili hizmet zamlarının yeniden belirlenmesi,
• Mobbing uygulamasına maruz kalan personelin korunmasına yönelik yasal düzenleme yapılması,
• Çocuklarımızın öğrenimlerine devam edememeleri durumunda ödemek zorunda kaldıkları Genel Sağlık Sigortası Primi uygulamasına son verilmesi, yaş sınırının yükseltilmesi,
• Engelli personelin daha kolay hizmet üretebilmeleri ve çalışma hayatında kendilerine yeterince yer bulabilmeleri için her türlü pozitif ayrımcılık yapılması,
• Kadın çalışanlarımızın sorunlarının çözülmesi,
• Emekli maaşlarının yükseltilmesi, emeklilere de aile yardımı ve çocuk parası gibi sosyal yardım verilmesi gibi birçok talebi de toplu sözleşme masasına taşıyacağız.
Bu Haberi Beğendin Mi?
0 kişiden 0 kişi beğendiSen de yorumunu yaz!
E-posta adresin gizli kalacaktır. Lütfen tüm zorunlu alanları doldurun *Haftanın Özeti
Son dakika haberleri, resimler, videolar ve özel röportajlar






























