Kocaeli Haberleri Kocaeli Son Dakika

Kocaeli'nin Nabzını Tutan Site Kocaeliparaf.com'a Hoşgeldiniz. Kocaeli'in Güçlü Sesi, Kocaeli Haber, Kocaeli Haberleri, Kocaeli Yerel Haberleri

Kocaeli Paraf Haber Sitesi

Kemalpaşa Mh. Cumhuriyet Cd. Petan İşhanı Kat: 5 No:30 İzmit, Kocaeli
sennuruzan@gmail.com

Kamu Emekçileri Kocaeli'De Maaş Bordrolarını Yaktı

KESK Kocaeli Şubeler Platformu, tarafından gerçekleştirilen basın açıklamasında; geçinemeyen, insanca yaşamaya yetecek bir ücret isteyen kamu emekçileri bordrolarını yakarak h…

Kamu Emekçileri Kocaeli'De Maaş Bordrolarını Yaktı

KESK Kocaeli Şubeler Platformu, tarafından gerçekleştirilen basın açıklamasında; geçinemeyen, insanca yaşamaya yetecek bir ücret isteyen kamu emekçileri bordrolarını yakarak hükümeti protesto etti.

KESK Kocaeli Şubeler Platformu üyeleri; TÜİK’in açıkladığı enflasyon rakamlarını, gerçekleştirdikleri basın açıklamasının ardından maaş bordrolarını yakarak protesto etti. Bugün İzmit Uğur Mumcu Parkı’nda düzenlenen basın açıklamasını platform adına Dönem Sözcüsü Yeliz Yılmaz Karstarlı okudu. Okunan açıklamada, “TÜİK’İn resmi enflasyonu yalan, artan yoksulluk-sefalet gerçek. TÜİK’in sanal enflasyon farkını değil, insanca yaşamaya yetecek bir ücret istiyoruz” denildi.

“GÖZLERİMİZİ ZAMLARLA AÇTIK”

Karstarlı tarafından okunan açıklama şöyle: “Binbir türlü zorluk içinde borçla harçla ayakta kalmaya çalışırken yeni yıla da gözlerimizi fahiş zamlarla açtık. Yılın daha ilk dakikalarında elektriğe, doğalgaza, akaryakıt ürünlerine, ulaşıma yapılan astronomik zamların şokunu atlatmadan her yanımız adeta zam kasırgası ile sarıldı.  Her alışverişte cebimizden çıkan para artarken poşetlerimiz küçüldükçe küçüldü. TÜİK rakamları bile son 19 yılın en yüksek enflasyonunu gösteriyor. Ancak çarşıya, pazara, mutfağa yansıyan zamlar yaşadığımız hayat pahalılığının TÜİK enflasyonunun en az iki katı olduğunu gösteriyor.  Hem açlık hem de yoksulluk sınırı yüzde 55 artmış durumda. Dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 4 bin TL’yi, yoksulluk sınırı 13 bin TL’yi, bekar bir çalışanın yaşam maliyeti 5 bin TL’yi aştı.

“ZAM SAĞANAĞI DEVAM EDİYOR”

Halkın cebinden alınıp piyasaya sürülen milyarca dolarla döviz kuru 3-4 puan düşürüldü. Buna rağmen yılın başında 7,40 TL olan dolar kuru 13 TL üzerinde kalmaya devam etti. Maaşımızı Dolarla Almıyoruz ama tükettiğimiz her şey döviz fiyatlarına göre artıyor.  Üstelik kurdaki kısmi düşüşe rağmen başta akaryakıt ürünleri olmak üzere iğneden ipliğe zam sağanağı devam ediyor. Yeni yılın ilk dakikalarında elektriğe yüzde 50 ile yüzde 127 arasında (ortalama yüzde 80), doğalgaza yüzde 25, vergi, resim ve harçlara yüzde 36, köprü geçiş ücretlerine yüzde 25 zam yapıldı.

"ZAMLAR MAAŞI ERİTTİ"

Son yapılan katmerli zamlar asgari ücrete yapılan yüzde 50,4 artışı bile çoktan eritti.  Buna rağmen biz kamu emekçilerine önümüzdeki altı ay için yüzde 7,5’luk maaş zammı dayatıyorlar. Enflasyon farkını öne çekmekten ibaret yüzde 2,5 artışı “refah payı” diye yutturmak istiyorlar. 2020 başında 4 bin 450 TL, 2021 yılında 5 bin 156 TL olan ortalama kamu emekçisi maaşı bu Ocak’ta 7 bin 151 TL’ye çıkmış olacak. Ancak söz konusu maaşla alınan dolardan çeyrek altına, gıda ürünlerinden tüketim maddelerine her şeyin miktarı azalmaya devam edecek

"İLİKLERİMİZE KADAR YAŞADIK"

Yıllardır gerçek enflasyonu iliklerimize kadar yaşadık. Yaşamaya devam ediyoruz. Ama maaşlarımız hep bir yerlerden sipariş edilip TÜİK tarafından masa başında belirlenen rakamlara göre artırıldı. Üstelik Ali Cengiz oyunları ile belirlenen bu rakamlara göre belirlenen enflasyon farkını almak için bile altı ay beklemek zorunda bırakıldık. Maaş artışlarımızı yaşadığımız hayat pahalılığını yansıtmayan, resmi enflasyon rakamlarına endeksleyen mutabakatlara hiç sıkılmadan “toplu sözleşme” dediler. “Yetkili” sıfatı ile masaya oturanlar mangalda kül bırakmayan laflar ettiler. Ancak her seferinde ya maaş artışlarımızı TÜİK rakamlarına indirgeyen mutabakatlara imza koydular ya da danışıklı dövüş oyunları ile son sözü hükümete bırakan Hakem Kuruluna attılar.

“ARTIK YETER DİYORUZ”

Talep ettikleri maaş artışı oranının üçte birine imza attıkları son mutabakatı bile “bütçeden hakkımızı, refahtan payımızı aldık” diyerek cilalamaktan geri durmadılar. Sonuçta fatura daha fazla yoksullaşma, daha fazla güvencesizleşme olarak hepimize kesildi. Maaşlarımızdaki erime yerini buharlaşmaya bıraktı. Yoksulluğumuz arttı. Buna rağmen hala önümüze sahte enflasyon rakamlarını koyanlara, iğneden ipliğe zam kasırgası yıllardır süren yangının ateşini her gün daha fazla körüklerken “yapılan artış ateşi bir miktar alır fakat közü söndürmeye yetmez” diyenlere; artık yeter diyoruz. Gittikçe ağırlaşan koşullarda bırakalım altı ay sonrasını yarın nasıl bir ülkeye uyanacağımızı bilmiyoruz. Bu süreçten sadece işlerine devam eden biz kamu emekçileri değil OHAL KHK’leri ile işlerinden hukuksuz bir şekilde ihraç edilen kamu emekçisi arkadaşlarımız da çok kötü etkilenmektedir.

“KARARLAR İPTAL EDİLSİN”

Biliyorsunuz 23.01.2022 tarihinde görev süresi dolacak olan ve beş yıldır on binlerce hukuksuz karara imza atan OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonunun süresinin bir kez daha uzatılması beklenmektedir. Halen 5250 dosyanın incelenmesine devam edildiği bilinmektedir. Bu süreçte komisyon 101987 başvuruyu ret etmiş, 15841 dosya hakkında iade kararı vermiştir. Yani dosyaların %87’si için RET, yüzde 13’ü için KABUL kararı verilmiştir. Buradan tekrar dile getirmek isteriz. Hukuka ve uluslararası sözleşmelere aykırı, etkin olmayan, denetlenemeyen, kendisini anayasa ve yasalar üstü gören, hükümetin bir organı gibi çalışan ve idari bir mekanizma olan OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu derhal lağvedilsin.  Ret kararları iptal edilsin.

“İŞLERİNE İADE EDİLSİN”

Haklarında memuriyeti engelleyen herhangi bir kesinleşmiş yargı kararı bulunmayan, hukuken suç olmayan gerekçelerle ihraç edilen tüm kamu emekçileri bütün haklarıyla derhal işlerine iade edilsin. Bu karanlık tabloda artık bizler nefes alamıyoruz. Üstümüze çöken bu zifiri karanlıktan tek çıkış yolumuz hangi sendikanın üyesi olursak olalım yetkinin asıl sahipleri olarak bir araya gelmemizden ortak mücadeleyi yükseltmemizden geçiyor. Bunun bir adımı olarak; ‘geçinemiyorum, insanca yaşamaya yetecek bir ücret istiyorum’ diyen tüm kamu emekçileri bugün, yoksulluğumuzun belgesi olan bordrolarımızı yakıyoruz.”

Bu Haberi Beğendin Mi?
0 kişiden 0 kişi beğendi

Sen de yorumunu yaz!

E-posta adresin gizli kalacaktır. Lütfen tüm zorunlu alanları doldurun *